Büyükada Tarihçesi
|
TARİHÇE
|
|
Büyükada’da Bizans öncesi yerleÅŸimlere ait çok az bilgi vardır. Muhtemelen Antik dönemde meskun olan Ada’daki en önemli bulgu, 1930 yılında Karacabey mevkiindeki Rum Ortodoks mezarlığı yakınında bulunan ve Büyük İskender’in babası Makedonya kralı II. Filip’e ait altın sikkeleri ihtiva eden Büyükada Definesidir. Hepsi 207 altın sikkeden ibaret olup ÅŸu anda İstanbul Arkeoloji Müzesindedir. Büyükada, diÄŸer İstanbul Adaları gibi yaklaşık 7 yüzyıllık Bizans döneminde hapishane ve manastırlarıyla ün kazanmıştır. Bu dönemde Bizans’ta ortaya çıkan taht kavgaları, siyasi ve dini içerikli anlaÅŸmazlıklar neticesinde Büyükada’ya prensesler, prensler, din adamları sürgün olarak gönderilmiÅŸ ve bunlara korkunç iÅŸkenceler yapılmıştır. İstanbul’un Türkler tarafından fethinden yaklaşık birbuçuk ay önce Fatih Sultan Mehmed’in kenti kuÅŸatması sırasında BaltaoÄŸlu Süleyman Bey bir donanma ile Kınalıada, Burgazada ve Heybeliada’yı teslim almış, yalnızca Büyükada bir kaleye sahip olduÄŸu için kısa bir süre direnebilmiÅŸtir. Türklerin Adaları alması ile huzur ve sükun gelmiÅŸtir. Yerli halk balıkçılık ve tarımla geçinmiÅŸtir. Manastır ve kiliselerdeki keÅŸiÅŸler el yazması dini eserleri çoÄŸaltarak hayatlarını sürdürmüşlerdir. Ada’ya Türklerin yerleÅŸmesi 1846′da küçük gemilerin hizmete baÅŸlaması ile oluÅŸmuÅŸtur. 1875′de daha büyük gemilerin gelmesi ile düzenli seferlere geçilmiÅŸtir. Bundan sonra Ada’da nüfus hızla artmıştır. Zengin Türklerin yanısıra yabancılar da Ada’ya raÄŸbet etmiÅŸ ve köşkler, konaklar, oteller dönemin mimari usluplarını yansıtan binalar, kiliseler ve cami yapılmıştır. 1861′de PadiÅŸah Abdülaziz döneminde İstanbul’da kurulan ilk üç belediye dairesinden biri olarak Yedinci Daire diye anılan Adalar Belediyesi TeÅŸkilatı kuruldu ve merkezi Büyükada oldu. 1894′de meydana gelen depremde ve 1900′lü yılların baÅŸlarında çıkan çarşı yangınında önemli hasarlar meydana geldi. 1945 yılından sonra Ada’ya yazlığa gelen Türklerde çoÄŸalma olmuÅŸ, iskele çevresinde baÅŸlayan yapılaÅŸmalar kıyı boyunca devam ederek tepelere doÄŸru tırmanmıştır. 1984 yılında SİT alanı olarak kabul edilen Büyükada İstanbul’un en seçkin yerlerinden biri olma özelliÄŸini korumaktadır. |





»
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın